Meslekler ve Yetenekler

​Meslek seçimi, insan yaşamında önemli bir yere sahiptir. Bu konuda dikkat edilmesi gereken, kişinin mesleğini yaparken mutlu olacağı, kendi kişisel ilgi ve yeteneklerine hitap eden meslekleri tercih edebilmesidir. Çünkü bu durum, insan yaşamını olumlu ya da olumsuz şekilde etkiler. Gençler, sevmediği ve kendine hitap etmeyen bir meslek seçtiği takdirde, ömür boyu günde en az sekiz saat sürecek bir ızdırabı da beraberinde yaşamış olacaklar. Çalışırken geçireceği her dakika onun için zor bir zaman dilimidir. Böyle bir durum insanı mutsuzluğa sürükler ve başka mesleklere yönelmesine neden olabilir.
zorlanmakMaalesef çağımızda belli kalıptaki popüler mesleklere (tıp, mühendislik, öğretmenlik vb.) yönelmeler gençlerin yetenekleri doğrultusunda ilerleyememelerine en büyük engeldir.Toplumun zihninde belirli mesleklerle oluşmuş, kalıplaşmış düşünceler yüzünden, gençler ve aileler o alanlara yönelmekteler. Bunun sebebi de bu mesleklerin hem maddi hem de manevi yönden doyurucu olarak görülmeleri. Oysa sevmeden, istemeden icra edilen işler insanların sırtında yük olmaktan daha ileri gldememektedir.Peki, meslek seçerken ne yapmamız gerekiyor? Öncelikle kişinin yeteneklerini bilmesi ya da belirlemesi gerekiyor. Allah her insana farklı meziyetler, üstün yetenekler vermiştir. Öncelikle neyi iyi yapabildiğimizi ve yapabileceğimizi bilmemiz gerekiyor. Her meslek kutsaldır ve hayatın içinde bütün mesleklere ihtiyaç vardır. Düşünsenize arabanız bozulduğunda tamirciye duyduğunuz ihtiyacı ya da anahtarınızı kaybettiğiniz de anahtarcıya mecbur kaldığınızı.

Dünyanın en iyi doktorusunuz ama arabanızın çalışmasını sağlayamıyorsunuz! Ya da işinin ehli bir araba tamircisisiniz ama işinizi yapamayacak kadar hastalandınız. Her meslek önemli ve gereklidir. İnsan yaptığı işi seviyor ve helal kazanç sağlıyorsa yere sağlam basıyor demektir, öyleyse yaptığımız işte iyi olacağız arkadaş. Bir tüccar, ticareti sevip ne kadar iyi yaparsa, bir cerrah ameliyatı ne kadar başarılı bitirirse, bir öğretmen parlak gençler yetiştirmeyi amaç edinip derste öğrencilerine faydalı bilgiler verebilmişse; günlük hayatlarında mutlu olmaları olağandır

İdealleri uğruna meslek değiştiren birkaç ünlü isme örnek verecek olursak;ferhat göçer cüneyt arkın

Ferhat Göçer’in beyin cerrahı olduğunu çoğumuz biliriz. Kazanılması ve okunması çok zor bir meslek değil mi? Ferhat Göçer’e neden müzisyenliği seçtiği sorulduğunda ise, müziği asla maddi getirisi fazla diye tercih etmediğini şarkı söylemeyi çok sevdiğini ve bunun kendisini mutlu ettiği cevabını alıyoruz.
Bir başka örnek Cüneyt Arkın’dır. Cüneyt abimiz de doktor olup mesleğini bırakan sanatçılardan. Kendisi sinemayı çok sevdiğini ve doktorluğu bırakmasının en önemli sebebinin bu sevgi ve merak olduğunu söylüyor. Ya da Ahmet Uluçay’a bakabiliriz. Kendi imkanlarıyla yaptığı amatör kilimlerle çeşitli festivallere katıldı. Yaşam öyküsünü anlattığı ilk uzun metrajlı filmi “Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak” ile ülke çapında tanındı ve emeğinin karşılığını Türkiye’de ve dünyada çok sayıda ödül kazanarak aldı.
Şimdi, şu soru aklımıza gelebilir “e bu insanlar çok daha fazla para kazandıkları için mi meslek değiştiriyorlar?” Hayır! Bu insanlar yetenekleri ve idealleri doğrultusunda hareket ediyorlar. İnsanın yeteneği daha küçük yaşta ortaya çıkıyor. Resim çizme yeteneği olan çocuk sürekli resimler çizer ve etrafında ki insanlara gösterir, sesi güzel olup şarkı söyleyen çocuk sesini duyurmak ister, pilot olmak isteyen çocuk, oyuncak uçaklarıyla pilotluk yapar. Gel gör ki lise çağına gelip popüler meslekler ailemizin ve bizim yakamıza yapışır, yeteneklerimizi unutturur. Hayaller ve yetenekler sancılı meslek seçimine dönüşür. Hayatın akışı ile yetenekler kaybolur. Küçükken “ne olacaksın bakayım sen” diyen amcalara pilot olacağım deyip pilot olabilen arkadaşlara ne mutlu…
M. İkbal Küçükkösen