Güzellikler Yurdu Erzincan

Sahip olduğu tüm doğal kaynak ve güzellikler, gezmekle bitirilmesi kolay olmayan tarihi yapılar ve yemeye doyamayacağınız yöresel lezzetlerle Erzincan, kuşkusuz, Doğu’nun en güzel şehirlerinden biri.

Doğu Anadolu’nun tarihi ve doğal serveti anlatmakla bitirilmeyecek kadar zengin incisi Erzincan, aynı zamanda doğa ve kış sporları için sağladığı uygun şartlarla da yerli yabancı birçok turistin yeni gözdesi. Açıldığı günden bu yana kendisini geliştiren Erzincan Havaalanı’nın da yörenin gelişimine katkısı büyük. Şehrin adının eski zamanlarda Eriza, Aziriz ve daha sonraları da Erziricin olarak anıldığı, zamanla dilden dile geçerken Erzincan halini aldığı rivayet ediliyor. 1939 ve 1992 yıllarında iki büyük deprem geçiren ve pek çok yeri tamamen harabeye dönen şehir, geçirdiği zor günlere rağmen kısa sürede toparlanarak, bugün yine sayısız doğal güzelliğiyle anılmaya devam ediyor.

erzincan-girlevik-selalesi

Doğu Anadolu’nun Yukarı Fırat bölümünde yer alan Erzincan’ın her yanı dağlar ve platolarla kaplı. Munzur ve Refahiye dağları da Erzincan sınırı içerisinde yer alıyor. Kentin en yüksek noktası ise 3 bin 537 metreyle Keşiş Dağları. Erzincan’ın en geniş ovası oldukça kalın bir alüvyon tabakasıyla kaplı olan Pekeriç Ovası. Munzur ve Dumanlı gibi dağların yüksek kesimlerinde ise geniş yaylalar yer alıyor. Çam ormanlarıyla kaplı Dumanlı Yaylası, kampçılar için bir cennet. Karasal iklimin hüküm sürdüğü Erzincan’ın ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalı. Şehrin hemen hemen her bir yanı zengin maden kaynaklarıyla dolu ancak bunların çok az bir bölümü işletilebiliyor. İliç ve Kemaliye’de demir, Tercan’da manganez ve krom, İliç’te asbest, Çayırlı ve Refahiye’de magnezit, Kemaliye ve Refahiye’de linyit, Erzincan-Mollaköy’de perlit yatakları bulunurken, kentin yakınlarında kaplıca ve maden suyu kaynakları da yer alıyor. Deprem nedeniyle yeni kent olarak adlandırılan farklı bir bölgeye yerleşen merkez, bugün tarihi yapılardan yoksun. Ancak depremlerde büyük zarar gören ve halen eski kentte ziyaret edilebilecek önemli tarihi eserler arasında yer alan; 13’üncü yüzyıla ait kümbet, Akkoyunlu ve Karakoyunlular’dan kalma mezar anıtlar, Bey Hamamı, Çadırcı Hamamı, Erzincan Kalesi, Terzibaba Türbesi, Hızır Abdal Sultan Türbesi, Melik Gazi Türbesi, Kemah’ta Gülalibey Cami, Tercan’da Kervansaray ve Kemah’taki Mama Hatun Kümbeti mutlaka görülmesi gerekenler.

erzincan-ergan-dagi
Sporseverler İçin Vazgeçilmez Mekanlar

Erzincan, coğrafi yapısının sağladığı avantajlarla kış sporları yapanlar için harika bir fırsat. Dağ tırmanışlarının yanı sıra su sporları için de çok uygun. Erzincan Baraj Gölü ve Tercan Baraj Gölü’nde pek çok farklı su sporu yapılıyor. Karasu Nehri’nde rafting, Küçük Çakırman Köyü’nde yamaç paraşütü, Esence Yedigöller’de doğa yürüyüşü ve dağ bisikleti, kaya tırmanışı, kayak, dağ kampları, Şelale ve buzul tırmanışı, cirit Erzincan’ın saymakla bitmeyen renkli aktivitelerinden. Son yılların en çok ilgi gören alternatif doğa sporu rafting için Fırat Nehri en uygun özellikleri taşıyan ender noktalardan. Erzincan su kaynakları bakımından da çok zengin. Fırat’ın en önemli iki kolundan biri olan Karasu’yu birçok çay besliyor. Kısacası ne yanına dönseniz bir doğal güzellik göreceksiniz. Erzincan, harikalar ülkesi gibi. Eğer henüz yolunuz düşmediyse, önümüzdeki günlerde mutlaka kendinize uygun bir aktivite seçerek şehre yolunuzu düşürün.

yamac-parasutu-erzincan

KÖROĞLU MAĞARASI

Refahiye’de bulunan Köroğlu Mağarası ve yatan bir aslan görünümündeki Bal Kaya, Erzincan’a giderseniz görmeniz gereken diğer doğal güzelliklerden. Taş merdivenlerle çıkılan mağaranın içinde kesilmiş taşlardan oturma bankları var. Mağaranın içinde Köroğlu’nun atının izleri olduğu iddia ediliyor. Keşiş Dağı üzerinde bulunan Aygır Gölü ise önemli bir krater gölü. Bunun yanı sıra yörede Büyük Yayla Gölü, Yedi Göller ve Kartallı Köyü Gölü bulunuyor. Ayranpınar Köyü’ndeki Buz Mağaraları kışın sıcak, yazın soğuk olma özellikleriyle Erzincan’ın bir başka şaşırtan mirası. Mağara içerisinde büyük buz kütlelerinin oluşturduğu sarkıt ve dikitler bulunuyor. Kemaliye’de bulunan Kadı Gölü ile Ala Mağarası da önemli doğal oluşumlardan. Özellikle Ala Mağarası’ndaki suların sedef hastalığına iyi geldiği söyleniyor. Şehrin bakmaktan gözlerinizi alamayacağınız bir diğer doğal şaheseri Otlukbeli Gölü. Travertenli bu gölün jeolojik oluşumu günümüzde de devam ediyor. Doğal sit alanı ilan edilerek korumaya alınan gölün yüzölçümü 6 bin 500 metrekare, derinliği ise 18 metreye kadar iniyor.

GÖLLER CENNETİ

erzincan-gollerBeytahtı yani Kaynayan Göl, kuzeydoğuda Ekşisu ve Girlevik Çağlayanı, kentin en önemli doğal varlıkları. Çağlayan nahiyesinde bulunan büyük şelale, muhteşem manzarası ve huzurlu dinlenme tesisleriyle büyük ilgi görüyor. Şelalenin hemen yanı başında piknik yapmak da mümkün. Yakınında bulunan birçok lokanta alabalık ve ızgara tavuk servisleriyle ünlü. Şelalenin yüksekliği 30-40 metre kadar ve üç ayrı kademede yöreye özgün taşlarlarla dolu.

NE YİYELİM?

Yemek türleri bakımından oldukça zengin olan Erzincan mutfağı, özellikle hamur işleriyle meşhur. Eşgili, kesme çorba, yaprak sarma, sırın ve kete başlıca erzincan-tulum-peyniriyemekleri arasında. Et yemeklerini özel pişirme yöntemleri ve baharatlarla güzelleştiren Erzincan mutfağı, Acem ve Arpa mutfaklarının izlerini de taşıyor. Erzincan, ev yemekleri yiyebileceğiniz pek çok mütevazı lokantaya da sahip. Erzincan’ın meşhur yerel meyveleri de bulunuyor. Sakkı elması olarak bilinen sulu elma, aylarca taze kalabilen üstün bir elma çeşidi. Alsakkı ve Karasakkı olarak iki türü bulunuyor. Karasakkı aslında bordo renkte. Erzincan’da evlerin serin yerlerinde saklanan sakkı elması, dış kabuğunu kendi kendisine yağlayarak içindeki suyu koruyabiliyor. Böylece hep taze kalıyor. Bir diğer üstün meyve ise cimin üzümü. Güzel kokulu ve leziz bir siyah üzüm olan bu özel meyve dünyanın ilk ve tek patentli üzümü.