Mekke’nin fethi Tarihi: Her şey hicranla başladı

0

mekkenin-fethi-01001

Mekke… İslam Âlemi’nin, Müslümanların başkenti olan Mekke’nin fethinin yıl dönümü, 1 Ocak 2016’da tüm dünyada Müslümanlar içinde kutlanacak. Mekke, Müslümanlar için önemli ve kutsal bir şehir olarak görülür. Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke’de doğdu ve Mekke’de bulunan ve Müslümanların mescidi olan Kâbe. Mekke’nin fethi sadece bir fetih olarak görülmez Müslümanlar içinde. Hicranın, sılanın bittiği; vuslatın, mutluluğun, huzurun diyarı olarak bilinir Mekke. Hicri Takvimi’nin oluşmasına sebep olan bu kutsal şehrin fethi de bir o kadar derin izler bırakır Müslümanların kalbinde.

Hz. Muhammed Mustafa (s.a.s.) Mekke’yi 1 Ocak 630 yılında fethetmişti. Peki Hz. Muhamed, Mekke’yi nasıl fethetti?

MEKKE’NİN FETHİ

Müşriklerin İslam ordusu karşısındaki mağlubiyetlerinin ardından, Hz. Muhammed (s.a.s.) Mekke’nin fethi için zamanı geldiğini anlamıştı.

Mekke’yi feth etmeye karar veren Hz. Peygamber sahabelerden sefere çıkmak için hazırlanmalarını istedi. Ancak nereye doğru sefere çıkılacağını açıklamadı.

Sahabiler kısa sürede hazırlıklarını tamamlayarak çevredeki kabilelerin katılmasıyla on bin kişilik bir ordu meydana getirdiler. Hz. Peygamberin önderliğindeki bu muhteşem ve şerefli ordu, dünyanın en muhteşem ve en şerefli şehri olan Mekke’yi feth etmek üzere yola çıkmıştı. İslam ordusu Mekke yakınlarına geldiğinde müşriklerin lideri durumundaki Ebu Süfyan bu muhteşem güç karşısında teslimiyet göstermekten başka bir yol bulamamıştı.

Mekke”ye dönen Ebu Süfyan “”Ey Kureyşliler ! İşte Muhammed (s.a.v.), karşı koyamayacağınız büyük bir orduyla yanıbaşınıza gelmiş bulunuyor. Müslüman olunuz da selamete eriniz.”” diye yüksek sesle hitab etti. Daha sonra da devamla Hz. Peygamberin kendisine söylemiş olduğu;””Kim, Ebu Süfyan’ın evine sığınırsa o güvendedir, kim evine girip kapısını kaparsa o güvendedir, kim Mescid-i Haram”a sığınırsa o güvendedir.”” cümleyi tekrar ederek konuşmasını bitirdi. Bu haberi duyan Kureyşliler bir iki küçük itirazın dışında topluca teslim olmaktan başka çarelerinin olmadığını anlayarak, çaresizlik içinde hiç bir direnişe kalkışmadan söylenenleri yaptılar. Ve İslam ordusu Mekke’yi, bazı küçük olayların dışında hiçbir direnişle karşılaşmadan, Hicret’in sekizinci yılının Ramazan ayında, bir Cuma günü feth etmiş oluyordu. Hz. Peygamber Mekke’ye, büyük bir zafer elde etmiş komutan edasıyla değil, bilakis Allah’ın kendilerine nasip ettiği bu zaferden dolayı, başı öne eğik, ağlayarak Fetih suresini okur bir vaziyette girmişti. Bu şekilde tevhid inancının sembolü ve Müslümanların Kıblesi olan Kabe’nin içinde bulunduğu Mekke feth edilmiş oluyordu.

 

 

 

Paylaş.

Yazar Hakkında

Bir yorum bırak